Aspendos’ta binlerce yıllık keşif: Nehir tanrısı Eurymedon mozaikle gün yüzüne çıktı
Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, MS 3. yüzyıla tarihlenen nadir bir mozaik bulundu. Nehir tanrısı Eurymedon’un saz yaprakları, balıklar ve su döken amforayla tasvir edildiği mozaik, Aspendos’un antik dönem kültürel mirasına ışık tutuyor.
Antalya’nın Serik ilçesinde bulunan antik Aspendos kentindeki kazılarda, MS 3. yüzyıla tarihlenen ve nehir tanrısı Eurymedon’u tasvir eden nadir bir mozaik ortaya çıkarıldı. Mozaikte saz yaprakları, balıklar ve su dökülen amforayla oluşturulan dikkat çekici kompozisyon, antik kentin doğayla kurduğu ilişkiye ışık tutuyor.
ASPENDOS’UN TARİHİNE IŞIK TUTAN ÖNEMLİ KEŞİF
Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti, arkeolojik kazılarla geçmişin önemli izlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Kentte sürdürülen çalışmalar sırasında bulunan mozaik, hem sanatsal özellikleri hem de tasvir ettiği figür açısından dikkat çekiyor.
MS 3. yüzyıla tarihlenen mozaikte, antik çağda bölgeyle özdeşleşen Eurymedon Nehri’nin tanrısı Eurymedon betimleniyor. Günümüzde Köprüçay olarak bilinen nehir, Aspendos’un ekonomik ve stratejik gelişiminde önemli bir rol oynuyordu.
MOZAİK TİYATRO CADDESİ’NDE BULUNDU
Yeni keşif, Aspendos Tiyatrosu ile akropol arasındaki bağlantıyı sağlayan Tiyatro Caddesi’nin Doğu Meydanı’nda gerçekleştirildi.
Arkeolojik incelemelere göre mozaik zeminin yaklaşık 6 metre genişliğinde ve 25 metre uzunluğunda olduğu tahmin ediliyor. Kazı çalışmalarında şu ana kadar yaklaşık 7,5 metrelik bölümün gün ışığına çıkarıldığı belirtiliyor.
Mozaikte nehir tanrısı Eurymedon, başında ve elinde saz yaprakları bulunan bir figür olarak tasvir ediliyor. Figür, içerisinden su akan bir amforaya yaslanmış şekilde betimlenirken çevresinde karşılıklı yüzen balıklar yer alıyor.
SU VE BEREKET TEMASI ÖNE ÇIKIYOR
Mozaikte kullanılan figürler yalnızca dekoratif bir unsur olarak değerlendirilmiyor. Saz yaprakları, balıklar ve su döken amfora, su, doğa ve bereket kavramlarını aynı kompozisyon içerisinde buluşturuyor.
Nehir tanrısının amforaya yaslanır biçimde gösterilmesi de suyun yaşam veren yönüne yapılan sembolik bir vurgu olarak değerlendiriliyor. Balık figürleri ise sahneye hareketlilik kazandırırken nehir ekosisteminin zenginliğini yansıtıyor.
DEPREM SONRASI FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMIŞ
Araştırmacılar, mozaiklerin ilk döneminde bir havuz yapısının zeminini veya çevresini süslediğini değerlendiriyor. Ancak MS 262 yılında meydana gelen büyük depremin ardından yapının farklı bölümlere ayrıldığı ve odaların değişen amaçlarla kullanılmaya başlandığı düşünülüyor.
Söz konusu bu durum, Aspendos’un zaman içerisinde geçirdiği mimari ve sosyal dönüşüm hakkında da önemli bilgiler sunuyor.
EURYMEDON TASVİRİ ANADOLU’DA NADİR GÖRÜLÜYOR
Yunan ve Roma sanatında nehir tanrılarının çeşitli biçimlerde tasvir edildiği biliniyor. Ancak Anadolu’daki mozaik örneklerinde bu tür figürlere oldukça az rastlanması, Aspendos’ta bulunan eserin önemini artırıyor.
Uzmanlara göre Eurymedon mozaiği, yalnızca dönemin sanat anlayışını yansıtması bakımından değil, Aspendos’un nehirle olan ekonomik, kültürel ve coğrafi bağını göstermesi açısından da değer taşıyor.
Antik kentin hemen yakınından geçen Eurymedon Nehri, Aspendos’un geçmişteki ticari gücünün önemli unsurlarından biriydi. Kentin tuz, zeytinyağı ve kereste ticaretinde gelişmesinde nehrin sağladığı ulaşım ve stratejik konumun etkili olduğu değerlendiriliyor.
ASPENDOS’UN GEÇMİŞİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR
Kuruluşunun MÖ 1000’li yıllara kadar uzandığı kabul edilen Aspendos, tarih boyunca farklı medeniyetlerin hâkimiyetine girdi. Lidyalılar, Persler, Makedonlar ve Romalıların ardından Bizans dönemini yaşayan kent, 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Devleti’nin yönetimine geçti.
Günümüzde sürdürülen arkeolojik çalışmalar ise Aspendos’un yalnızca ünlü tiyatrosuyla değil, günlük yaşamdan sanat anlayışına kadar pek çok yönüyle antik dönemin izlerini taşıdığını ortaya koyuyor.
Ortaya çıkarılan Eurymedon mozaiği de Aspendos’un tarihî ve kültürel mirasına eklenen önemli buluntular arasında yer alıyor.
Kaynak: Gercektarih.com.tr