Hayırsever kaçağın rüyası
Serkan Oral yazdı…
Bir varmış bir yokmuş, memleketin en sevilen sanatçısı varmış. Tıpkı Zübük gibi, halkın gözünün içine baka baka konuşurmuş “Ben sizin hizmetkarınızım” dermiş, ama hizmetin faturasını hep başkası ödermiş. Adı ağızdan ağıza dolaşırmış; “Deprem olsa bile o gelir hallederdi,” derlermiş abartarak.
Adamın bir derneği varmış. Derneğin bir kasası varmış. Kasanın da, nedense, iki kapısı varmış: biri millete açık, öbürü asistanına. Tam bir Zübük numarası gibi halka gösterilen yüz başka, kapı arkasındaki hesap defteri bambaşka.
Bir gün adamın canı sıkılmış, “Ben bu işi bırakacağım,” demiş. Zübük’ün her seçim öncesi “Bu son adaylığım” demesi gibi, inandırıcı ama hep bir sonraki fırsatı kolluyormuş aslında. Millet “Yok yok bırakma,” demiş, adam da “Peki kalırım ama bir de bahis oynayayım,” demiş içinden. 99 oynamış, 39 kaybetmiş. “Yardımseverlik” ile “Kumarbazlık” arasındaki farkı en iyi matematik öğretmenleri bile bu kadar net anlatamazdı.
Derken konser iptal olmuş. “Neden?” diye sormuşlar. “Sesim kısıldı,” dememiş, “Sebep söylemem,” demiş. Zübük’ün de bir soru sıkıştırdığında hep “Zamanı gelince anlarsınız,” deyip konuyu değiştirdiği gibi. Oysa bütün millet biliyormuş ki bir sanatçının sesi ancak savcılık kapıyı çaldığında bu kadar ani kısılır.

Adam bir sabah valizini almış, “Almanya’da hava alsam,” demiş. Havalimanına varmış, yasak olduğunu öğrenmiş. “Peki,” demiş, “Yunanistan’a deniz yoluyla gideyim,” vatanı seven bir insan için ne büyük fedakârlıktır, ülkeyi bir feribotla terk etmek.
Sonra bir tır parkında yakalanmış. Gazeteciler sormuş: “Ne diyeceksiniz millete?” Adam gülümsemiş, tıpkı Zübük’ün mikrofon karşısında hiç bozulmayan o kendinden emin edasıyla: “Asıl bombayı bekleyin,” demiş.
Millet hâlâ bekliyormuş.
Dinle, Aziz Nesin!
Bekledikçe anlamış ki: bu topraklarda Zübük hiç ölmüyor, sadece kılık, meslek ve dernek tüzüğü değiştiriyor.
Kıssadan hisse; Bir adamın vicdanı ne kadar büyükse, kasası da o kadar “şeffaf” olsun isterdik. Meğer şeffaflık, sadece camdan görünmemek içinmiş.