Tarihi mezarlıklar ve camiler böyle yıkıldı: Ankara’da Doğu Türkistan konferansı
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen konferansta Gazeteci-Yazar Taha Kılınç, Doğu Türkistan’a dair saha gözlemlerini ve tanıklıklarını paylaştı.
Ankara’da Taha Kılınç’ın kaleme aldığı “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi” başlığıyla gerçekleştirilen program, 6 Ocak 2025’te Sümerbank Konferans Salonu’nda yoğun katılımla yapıldı.
Konferansın açılış konuşmasını ASBÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Kurt gerçekleştirdi. Doğu Türkistan meselesinin yalnızca siyasi tartışmalarla sınırlı ele alınamayacağını vurgulayan Kurt, bu coğrafyanın vicdan, ahlak ve adalet boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası hukukun giderek işlevsizleştiği bir küresel atmosferde, Doğu Türkistan, Filistin ve Kırım gibi bölgelerle kurulan vicdani bağın korunmasının hayati önemde olduğunu dile getirdi. Zulmün yerinde görülmesinin ve yaşananların doğrudan tanıklıklarla aktarılmasının, hakikatin görünür kılınmasında belirleyici rol oynadığını belirtti.
Programın ana bölümünde söz alan Taha Kılınç, Doğu Türkistan’ın İslam coğrafyası içinde anlaşılması ve anlatılması en zor bölgelerden biri olduğunu ifade etti. Bölgenin dış dünyaya kapalı yapısının, doğru bilgiye ulaşmayı güçleştirdiğini belirten Kılınç, medya üzerinden yürütülen dezenformasyon süreçlerine de dikkat çekti. Haziran ayında gerçekleştirdiği ve sekiz gün süren Doğu Türkistan seyahatinde 15 şehri ziyaret ettiğini aktaran Kılınç, yolculuk boyunca yoğun güvenlik önlemleri, sürekli kimlik kontrolleri ve fiziki takiple karşılaştıklarını anlattı. Dijital gözetim sistemlerinin yaygınlığına değinerek, kamera ağlarıyla oluşturulan denetim mekanizmasının bölgedeki kuşatmanın boyutunu açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Konferansta, Doğu Türkistan’da uygulanan asimilasyon politikalarının gündelik hayattaki yansımaları da ayrıntılı biçimde ele alındı. “Kardeş Aile Projesi” kapsamında çok sayıda Uygur Türkü ailesinin evlerine Çinli görevlilerin yerleştirildiğini belirten Kılınç, ibadethanelerin sistematik biçimde hedef alındığını aktardı. Uydu görüntüleri ve resmî veriler ışığında on binden fazla caminin yıkıldığını, ayakta kalanların ise kapatıldığını ya da müze ve eğlence mekânlarına dönüştürüldüğünü ifade etti. Mezarlıkların ortadan kaldırılarak yerlerine park ve konut alanları inşa edilmesine ilişkin gözlemler, görsel materyaller eşliğinde katılımcılarla paylaşıldı.
Programın değerlendirme bölümünde Doğu Türkistan meselesine dair çözüm yolları üzerinde duruldu. Konunun doğru ve derinlikli biçimde anlaşılmasının, bireysel sorumluluk bilincinin canlı tutulmasının ve Uygur Türkleriyle temasın sürdürülmesinin temel bir yükümlülük olduğu vurgulandı. Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Etkinlik sonunda ASBÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Kurt, Gazeteci-Yazar Taha Kılınç’a günün anısına hediye takdim etti. Program, Kılınç’ın kitabını imzalamasıyla tamamlandı.

Kaynak: MEHMET POYRAZ-Gercektarih.com.tr