Erol Erdoğan yazdı: Ankara’dan İstanbul’a YHT ile yolculuk hatırası
Sosyolog ve yazar Erol Erdoğan, sıra dışı bir tren yolculuğunu kaleme aldı. İşte o yazı:
EROL ERDOĞAN
Ankara’dan İstanbul’a YHT ile yolculuk yapıyorum. Eskişehir’de bir bey bindi trene. Oturur oturmaz telefonu çaldı. Adam telefonunu açtı, konuşmaya başladı. Bu arada telefonun ya hoparlörünü açtı ya da telefonun sesi çok yüksek. Bütün konuşmayı duyuyoruz. Konuşma sürerken adamın avukat olduğunu anladım. Karşıdaki kadın, muhtemelen avukatın bir danışanı veya tanıdığı.
Hukuki bir durumu müzakere ediyorlar. Daha doğrusu kadın soruyor, avukat anlatıyor. Konuşma devam ederken tren görevlisi yanımızdan geçiyor. Görevli “Telefonlarınızı kısın” diyor veya “Yüksek sesle konuşmayın” diyor. Böyle bir şey diyor ama tam anlayamıyorum. Görevlinin dedikleri avukat ile telefondaki kişinin sesi arasında kayboluyor. Konuşma sürüyor.
Adam bir koltuk arkamda, yanda oturuyor. Kimse rahatsız olmuyor mu diye bakınıyorum. Birkaç kişinin rahatsız olduğunu anlayabiliyorum ama bazılarının kulağı dolu, kulaklıkları takılı. Daha fazla bekleyemiyorum. Ayağa az kalkıp, adama doğru dönerek “Beyefendi bütün konuşmalarınızı duyuyoruz, dinlemek durumunda kalıyoruz” diyorum. Panikliyor, hemen telefonu kapatıyor.
Bu arada muhatabına “Yaz bana, burada rahatsız olan var” diyor. “Yok yok” diyorum. “Rahatsız olmuyoruz ama” diye cümlemi devam ettirecekken vazgeçiyorum. Şöyle diyorum: “Rahatsız olmanın yanı sıra bütün konuşmalarınızı duymak zorunda kaldık, belki mahrem bir şeyler konuşacaksınız.” Adam rahat. “Yok, mahrem değil, bir şeyler danışıyor” diye cevap veriyor.
Önüme dönüyorum. Saat 19.45. Dışarısı karanlık. Arifiye istasyonuna yaklaşıyoruz.