Kahve içerken ağlayınız: 40 yıl değil 140 litre hatırı vardır
Dr. Yasin Koç yazdı: Kahvenin dünyaya açıldığı kapı Yemen’dir. Bir zamanlar “Arabia Felix” (Mutlu Arabistan) denilen topraklar, bugün dünyanın en ağır su krizlerinden biriyle boğuşuyor.
Güne başlarken, kitap okurken veya dost sohbetlerinde içtiğimiz kahve; buğday, şeker ve çayla birlikte dünyanın en çok ticareti yapılan ürünlerinden biridir. Öyle ki Uluslararası Kahve Örgütü’nün verilerinden yapılan bir hesaplamaya göre günde 2 ile 3 milyar fincan arasında kahve tüketilmektedir. Ama her yudumun ardında yalnızca tat ve aroma değil; tarihsel bir adaletsizlik ve güncel sömürü yatmaktadır.
Her şey Etiyopya’nın Kefa platosunda, keçilerinin garip davranışlarını fark eden Kaldi adlı çobanın efsanesiyle başlar. 15. yüzyılda kahve Yemen’e taşındı, Sufi dervişlerin gece ibadetlerini ayakta tutan gizli bir enerji kaynağı oldu. Osmanlı’da kahvehaneler bilgi ve sohbetin mekânı hâline gelirken, Avrupa’da Venedikli tüccarlar aracılığıyla “şeytani içecek” diye anılan kahve saraylardan kahvehanelere, evlerden sokaklara yayıldı.
Türklerden geldiği için Papa X. Clement’in, kahveyi yasaklamak istediği ancak lezzeti ve keskin aroması karşısında kahveyi vaftiz ederek “şeytandan kurtardığı” söylentiler arasındadır. Ancak bu Türk içeceği sağlığa zararlı olduğu ve Türk etkisi üzerine uzun sürem tartışmaların ardından 27 Şubat 1679’da Marsilya şehri tarafından yasaklanmış ve kamu önünde yakılmıştır.
Günümüzde Brezilya 14 milyar dolar ile kahve ihracatında lider. Brezilya kahve tarlalarını ve devasa gelirini 1888’e kadar milyonlarca Afrikalı kölenin emeğiyle büyüttü. Ancak bu gelir, üretimde çalışan işçilerin büyük çoğunluğu için hala eşitsiz ve sömürücü koşullar anlamına geliyor; yüksek ihracat kazancı, çoğu zaman emeği görünmez kılıyor.

Brezilya’da 2023’te Minas Gerais eyaletinde 316 işçi, kölelik koşullarında çalıştırıldıkları kahve çiftliklerinden kurtarıldı. 2015’te ise sadece beş çiftlikte 128 işçi kurtarıldı. Bu veriler, sömürü ve zorla çalıştırmanın hâlâ sistematik ve yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Büyük şirketler dahi bu zincire dolaylı olarak dahil olabiliyor; “Fair Trade” (Adil Ticaret) etiketli kahveler bile çocuk işçiliği ve borç köleliği sorunlarından tamamen bağımsız değil.
Guatemala’daki kahve tarlalarında 13 yaşından küçük çocukların çalıştırılması da güncel bir skandal. Channel 4’ün 2020’de yayınlanan Dispatches belgeseli, bugün boykot listesinde olan iki ünlü kafe zincirine tedarik sağlayan 12 çiftlikte çocuk işçilerin haftada 40 saat ağır koşullar altında çalıştığını ortaya koydu. Aralarında 8 yaşında olanlar bile vardı.
Bir fincan kahvenin kırk yıl değil, 140 litre hatırı vardır.
Kahvenin görünmeyen bedeli yalnızca emek değildir.
Sudur.
Bir fincan kahvenin üretimi için yaklaşık 140 litre su harcanır.
Şimdi günde içilen iki milyar fincanı düşünün. İnsanlık her gün yalnızca kahve için yüz milyarlarca litre su tüketiyor.
Biz kahvemizi biraz soğuk bulup masaya bırakıyoruz.
Başkası aynı suyla çocuğunu haftalarca hayatta tutuyor.
Gazze’de birçok aile içmek, yemek pişirmek ve temizlenmek için günde ancak birkaç litre su bulabiliyor.
Bizim bir fincanımız orada bir çocuğun neredeyse bir aylık hayatta kalma suyu demek.
Ve o çocuklar yalnızca susuz kalmıyor.
Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 21 binden fazla çocuk katledildi. Aralarında bir yaşını dolduramamış binden fazla bebek var. Beş yüzden fazlası savaşın içinde doğdu ve savaşın içinde öldü.
Kahvenin dünyaya açıldığı kapı Yemen’dir. Bir zamanlar “Arabia Felix” (Mutlu Arabistan) denilen topraklar, bugün dünyanın en ağır su krizlerinden biriyle boğuşuyor. Birçok bölgede günlük su beş litreyle sınırlı. Sanaa, susuzluktan tükenme riski konuşulan ilk başkentler arasında.
Orada da bedeli çocuklar ödedi.
Birleşmiş Milletler’in tahminine göre savaş, daha 2021 sonunda 377 bin can almıştı. Bu ölümlerin yüzde 70’i beş yaşını dolduramamış çocuklardı. Yüz binlerce bebek bombadan değil; susuzluktan, açlıktan, tedavi edilebilir hastalıklardan hayatını kaybetti.
Ve bitmedi. Save the Children’a göre 2025’te Yemen’de her gün ortalama bir çocuk öldü veya yaralandı.
Kahveyi dünyaya armağan eden ülke, kendi çocuğuna bir bardak temiz su veremez halde.
Kaldi’nin keçileri kahve çekirdekleriyle uyanmıştı.
Kahve içerken ağlayınız; belki biz de uyanırız ve “belki yükselir gemi”.