ref: refs/heads/v3.0
tarihkitapbiyografimehmet poyrazmustafa armağandergi

II. Meşrutiyet’i farklı açılardan anlamak için: Osmanlı İmparatorluğu ve Jön Türk Devrimi

II. Meşrutiyet’i farklı açılardan anlamak için: Osmanlı İmparatorluğu ve Jön Türk Devrimi
28.08.2022
A+
A-

(Gerçek Tarih) – Timaş Akademi’den okuruna ulaştırılan “Osmanlı İmparatorluğu ve Jön Türk Devrimi” başlıklı kitap çalışması oldukça geniş yazar kadrosuyla dikkat çekerken Sultan II. Abdülhamid Han’ın son günlerine siyasi mercekle yaklaşmaktadır. Bunun yanı sıra ardından gerçekleşen Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar yaşanan gelişmeleri de daha iyi anlamak adına okuruna fırsat vermektedir. Söz konusu kitabın arka kapak yazısında ise şu ifadeler yer alıyor:1908 Jön Türk Devrimi, Osmanlı İmparatorluğu’nda, yankıları Orta Doğu ve Avrupa’da da hissedilecek olan yeni bir dönemi başlatmıştır. Balkanlarda başlayan askerî isyan, Jön Türklerin  siyasi taleplerinin ve toplumsal hareketliliğin başat rol oynadığı bir anayasal devrimi tetiklemişti. Osmanlı İmparatorluğu ve Jön Türk Devrimi, Balkanlar ve Anadolu’da devrimci coşkudan yerel ve merkezde artan gerilimlere geçişin çizgilerini çizen bu sürecin yeni bir değerlendirmesini sunuyor. 1908’in hemen sonrasındaki uzlaşmalar, başarı ve başarısızlıklara odaklanan ve yeni birincil kaynaklara dayanan bu kitap son dönem Osmanlı ve modern Türkiye tarihine bakışımıza esaslı bir katkı yapıyor.

KİTABIN YAZARLARI:

Nathalie Clayer Paris’te, Sosyal Bilimlerde İleri Araştırmalar Okulu’nda (École des Hautes Études en Sciences Sociales-EHESS) profesör ve Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nde (Centre National pour la Recherche Scientifique – CNRS) araştırmacıdır. Başlıca çalışma konuları, Osmanlı ve Osmanlı sonrası dönemde din, milliyetçilik ve devlet inşası süreçleridir. Yayımlanmış eserleri arasında, Aux Origines du Nationalisme Albanais. La Naissance d’une Nation Majoritairement Musulmane en Europe (2007); editörlüğünü Hannes Grandits ve Robert Pichler ile birlikte yaptıkları Conflicting Loyalties in the Balkans (2011) ve editörlüğünü Erdal Kaynar ile birlikte yaptıkları Penser, agir et vivre dans l’Empire ottoman et en Turquie (2013) bulunmaktadır.

Fatmagül Demirel doktorasını İstanbul Üniversitesi’nde tamamlamıştır ve İstanbul’da, son dönem Osmanlı tarihi dersleri verdiği Yıldız Teknik Üniversitesi’nde profesördür. Eserleri arasında, II. Abdülhamid Döneminde Sansür (2007), Dolmabahçe ve Yıldız Sarayında Son Ziyaretler Son Ziyafetler (2008) ve Adliye Nezareti: Kuruluşu ve Faaliyetleri (2008) bulunuyor.

François Georgeon 19 ve 20. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye hakkında çalışmalar yapan bir tarihçidir ve Paris’teki Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nde (CRNS) Onursal Araştırma Direktörü’dür. Çok sayıda makale ve eserin yazarıdır. Bunlarda bazıları: Abdülhamid II (2003) ve Sous le Signe des Réformes. Etat et Société de l’Empire Ottoman à la Turquie Kémaliste (1789–1939) (2012). Ayrıca, Nicolas Vatin ve Gilles Veinstein ile birlikte Dictionnaire de l’Empire Ottoman (2015) başlıklı eserin editörlüğünü yapmıştır.

Erdal Kaynar son dönem Osmanlı tarihi üzerinde uzmanlaşan bir 19. yüzyıl tarihçisidir. Berlin ve Paris’te tarih ve sosyoloji okumuş, doktorasını Fransa’da Sosyal Bilimlerde İleri Araştırmalar Okulu’ndan (EHESS) almıştır. Halen Kudüs’teki Van Leer Enstitüsü’nde Polonsky Akademisi üyesidir. Çalışmaları ağırlıklı olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönem siyasi ve entelektüel tarihi üzerinedir ve Osmanlı modernleşmesindeki insan ögesini ön plana çıkarır.

Vangelis Kechriotis (1969 – 2015) Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümünde yardımcı doçentti. Doktorasını Leiden Üniversitesi’nde 2005 yılında tamamlamıştır. Araştırmaları, son dönem Osmanlı siyasi ve kültürel tarihi, Rum-Ortodoks cemaati ve liman şehirlerine odaklanır. Çeşitli makalelerin yazarı ve Economy and Society on Both Shores of the Aegean (2010), Discourses of Collective Identity in Central and Southeast Europe (1770–1945): Texts and Commentaries, vol. 3: Modernism, I. The Creation of the Nation State, II. Representations of National Culture (2010) ve “The Late Ottoman Port Cities and Their Inhabitants: Subjectivity, Urbanity, and Conflicting Orders” (Mediterranean Historical Review, Cilt 24/2, Aralık 2009) eserlerinin editörlerindendir.

Aylin Koçunyan doktora çalışmalarını Floransa’daki Avrupa Üniversite Enstitüsü’nün (European University Institute) Tarih ve Uygarlık Bölümü’nde 2013’de tamamlamıştır. Halihazırda “Negotiating the Ottoman Constitution, 1839–1876” başlıklı tezinin yayımlanması üzerinde çalışmaktadır. Koçunyan İstanbul’daki çeşitli üniversitelerde dersler vermekte ve hukuk tarihi ile küresel tarih hakkında seminerler vermektedir. Ayrıca 1908’den beri kesintisiz olarak İstanbul’da yayımlanan Jamanak gazetesinin yayın kurulundadır.

Noémi Lévy-Aksu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yardımcı doçenttir. Doktorasını Sosyal Bilimlerde İleri Araştırmalar Okulu’nda (EHESS) tamamlamıştır (2010) ve 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında İstanbul’daki kamu düzeni hakkındaki tezi 2013’te kitap olarak yayımlanmıştır (Ordre et Désordres dans la Capitale Ottomane, 1879–1909). Halihazırda, araştırmaları Osmanlı İmparatorluğu son döneminde hukuk, adalet ve anayasa üzerine odaklanır. Osmanlı İmparatorluğu’nda polis, kamu düzeni ve adalet hakkında çeşitli makale ve kitap bölümleri yayımlamıştır. Ileana Moroni doktorasını 2013 yılında Sosyal Bilimlerde İleri Araştırmalar Okulu’nda (EHESS) tamamlamıştır. Yayınları Osmanlı son dönemi, çağdaş Türkiye ve Kıbrıs tarihine odaklanır. Ayrıca, Türk siyaseti ve yeni medya alanlarıyla da aktif olarak ilgilenmektedir. Araştırmaları Yunanistan Devlet Bursları Vakfı, Onassis Vakfı ve İsviçre Federal Burslar Komisyonu tarafından desteklenirken, Kıbrıs Üniversitesi tarafından desteklenen bir araştırma projesine de katılmıştır.

Saadet Özen Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora öğrencisidir. Lisansını İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünde, yüksek lisansını ise Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Manaki Kardeşler’in Jön Türk Devrimi sırasındaki sabit ve hareketli kayıtları hakkındaki çalışması ile tamamlamıştır. Ana araştırma alanları görsel malzemenin (fotoğraf, reklam materyalleri, kartpostallar, vs.) siyasi olarak kullanımı, Osmanlı son döneminde endüstriyel gıda tüketimi ve algısı ile turizm tarihidir. Yayımlanmış iki kitabı bulunmaktadır: Fransız Notre Dame de Sion Lisesi hakkındaki Notre Dame de Sion: 150 Yılın Tanığı (2006) ve Çukulata: A Turkish History of Chocolate (2014). Ayrıca çeşitli romanları Fransızcadan Türkçeye tercüme etmiştir.

Meltem Toksöz Boğaziçi Üniversitesi’nde doçenttir. Nomads, Migrants and Cotton in the Eastern Mediterranean: The Making of the Adana-Mersin Region in the Ottoman Empire, 1850–1908 (2010) eserinin yazarı ve Türkçe tercümesi 2015 yılında yayımlanan Cities of the Mediterranean: From the Ottoman Times to the Present (2011) (Osmanlılardan Günümüze Doğu Akdeniz Kentleri, İş Bankası Kültür Yayınları) kitabının editörlerindendir. Doğu Akdeniz’deki pamuk tarımı ve ticareti, Kilikya’nın bölgesel tarihi ile Türk ve Osmanlı tarih yazımı hakkında yayınları mevcuttur. Araştırma alanları tarih yazımı, entelektüel tarih, ekonomi tarihi ve Osmanlı son döneminde devlet ve toplumun modernleşmesini içermektedir.

Özgür Türesay Paris’teki École Pratique des Hautes Études’de (EPHE) doçenttir. Doktorasını, 19. yüzyılın ikinci yarısında ünlü bir Osmanlı aydını olan Ebüzziya Tevfik (1849-1913) hakkındaki tezi ile 2008 yılında Institut National des Langues et Civilisations Orientales’de (Paris) tamamlamıştır. Osmanlı son dönemi entelektüel ve siyasi tarihi hakkında, Turcica, European Journal of Turkish Studies, Études Balkaniques, Cahiers Pierre Belon, Anthropology of the Middle East, Revue d’histoire Moderne et Contemporaine, Tarih ve Toplum Yeni Yaklaşımlar, Müteferrika, Kebikeç ve Toplumsal Tarih gibi akademik dergilerde çeşitli makaleler yayımlamıştır. Halihazırda Osmanlı İmparatorluğu’nda 1860’lar ve 1920’ler arasındaki dönemde spiritizm tarihi üzerinde çalışmaktadır.

Erik-Jan Zürcher Leiden Üniversitesi’nde Türkiye çalışmaları profesörüdür. Araştırmaları daha çok Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş ve Jön Türk hareketi dönemleri ile ilgilenmektedir. The Unionist Factor: The Role of the Committee of Union and Progress in the Turkish National Movement (1905–1926) (1984), Turkey: A Modern History (1993) ve The Young Turk Legacy and Nation Building: From the Ottoman Empire to Atatürk’s Turkey (2010) gibi eserlerin de dahil olduğu, Osmanlı İmparatorluğu son dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti hakkında birçok kitabın yazarıdır ve bölgenin siyasi ve toplumsal tarihi hakkında çeşitli eserlerin editörlüğünü yapmıştır.

KİTABIN GİRİŞ BÖLÜMÜNDEN:

“1908 Devrimi’nin hakkında detaylı bir literatür incelemesi bu çalışmanın kapsamını aşacaktır. Devrimin siyasi arka planı ile öncesinde ve sonrasında gerçekleşen olaylar hakkında birçok çalışma yapılmıştır. 1908 uzun süre boyunca 1923’e ve Kemalist Devrim ismi verilen olguya yapılan resmi vurgu tarafından gölgelenmiş ve bu durum konu hakkında akademik çalışma eksikliği ile sonuçlanmış olsa da, Türkiye’deki akademik çevrenin son dönem Osmanlı tarihine kademeli olarak daha açık hale gelmesi ve Türk ve yabancı akademisyenler arasında bu konuya karşı oluşan yeni ilgi, 1980lerden beri Jön Türk Devrimi’ne karşı yeni yaklaşımların önünü açmıştır.

 Tarık Zafer Tunaya’nın siyasi partiler hakkındaki öncü çalışmaları ve Feroz Ahmad’ın İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) hakkındaki eserinin ardından, Zafer Toprak İkinci Meşrutiyet Dönemi’nin ekonomi politiği ve sosyal dinamikleri hakkındaki çalışmaları ile devlet ve toplum ilişkisinin az bilinen yönlerine yeni bir ışık tutarak bu dönüşümde önemli bir rol oynadı.

 Çeşitli çalışmalar muhtemel koşulları ve siyasi anlamlarını ele alma girişiminde bulununca, Devrim tarih yazımı tartışmalarının konusu haline gelmeye başladı. Şükrü Hanioğlu’nun Jön Türk hareketi hakkındaki ufuk açıcı eserleri veya Aykut Kansu’nun devrime karşı kışkırtıcı siyasi yaklaşımı bu akımın ilk örnekleri arasındadır. Hanioğlu, devrimin entelektüel ve siyasi arka planını, onun ana kahramanları olan Jön Türkler açısından incelerken, Kansu devrimin demokratik potansiyelini savunup, Cumhuriyet’in 1923’te kuruluşunun devrimsel karakterini reddederek, 1908 Devrimi’ni modern Türk tarihinin revizyonist bir okumasının merkezine yerleştirdi. Bu sırada, Erik-Jan Zürcher, Jön Türklerin toplumsal ve coğrafi kökenlerine yaptığı özel bir vurgu ile, ‘İttihatçı unsur’ dediği kavrama yeni bir ışık tuttu. Jön Türk dönemi Türk milliyetçiliğinin bir ideoloji ve siyasi araç olarak doğuşunu araştıran çalışmaların da merkezindeydi.

 Yorumlarındaki önemli görüş ayrılıklarına rağmen, Jön Türk Devrimi ve sonrasındaki gelişmeler hakkındaki bu yaklaşımların çoğu bu dönemi eskiden yeniye doğru bir geçiş, sonuçları modern Türkiye’yi şekillendirecek olan siyasi bir laboratuvar olarak görmüşlerdir. Aynı zamanda, bu dönem son dönem Osmanlı tarih yazımının dinamizmi ve 19. yüzyıl sonu/20. yüzyıl başı sırasındaki siyasi, toplumsal ve kentsel dönüşümler hakkındaki yenilikçi yaklaşımlarından çok az yararlanmıştı ve bu durum II. Abdülhamid’in saltanatı hakkındaki öncü eserlerin sayısındaki artışla bir zıtlık teşkil etmiştir (s. 16-17).”

Devrim Sonrası, Ancak Hala Devrim: Devrimin Zamansallığını Sorgulamak

“Bu kitap, bir vaka çalışmaları derlemesi olarak, İkinci Meşrutiyet hakkındaki daha önceki yayınlar tarafından geliştirilmiş olan çok sesli yaklaşıma özgün sesler katmak amacındadır. Devrimin ilk yıllarını karakterize eden siyasi, toplumsal ve kültürel coşku kâğıt üzerinde de bir devrime yol açmıştır. Dönem hakkında mevcut olan çok çeşitli birincil kaynaklar tarihçi için, çoğunlukla hala üzerinde çalışılmamış, aşırı derecede zengin bir malzeme sunar. Kitaptaki makaleler, Osmanlı devlet arşivleri, Meclis zabıtları, yerel gazeteler, o döneme ait hatıratlar, diplomatik evraklar ve görsel kaynaklara dayanarak bu özgün malzemeye dikkat çekmeyi ve devrim sürecinin bazı daha az bilinen yönlerine ışık tutmayı umut etmektedirler. Aynı zamanda, bu kolektif çalışma Jön Türk Devrimi vakasında devrimin zamansallığı sorusunu gündeme getirmek için bazı izlekler içerir.

Devrimci coşkunun toplumsal gerilimlere ve siyasi sertleşmeye dönüştüğü süreçteki bazı dönüm noktalarını belirlemeye ve tartışmaya çalışır. Çoğunlukla Kanun-î Esasi’nin 1908 Temmuz’unda yeniden tesis edilmesinden sonraki bir yıla odaklanan kitap makaleleri, yeni kahramanları ve yöneticileri yüceltip diğer kişi ve grupları kademeli olarak marjinalleştiren ve bazen ise suçlu sınıfına koyan yeni siyasi yapının, yerel seviyede ve imparatorluk seviyesinde nasıl şekillendirildiğini sorgularlar. Burada tarif edilen süreç doğrusal ya da deterministik olmanın tamamen dışındadır. Eski ile yeni arasındaki mücadelenin ve İTC Jakobenleri ile liberaller arasındaki klasik çatışmanın ötesine geçmeye çalışan makaleler, yeni siyasi ve toplumsal yapıların akışkanlığının üzerinde dururlar. Sırasıyla devrimci kahramanların yapısı, eski rejim tarafından sürgün edilmiş bürokratların marjinalleştirilmesi ve İTC tarafından Arnavut vilayetlerinde kurulan hakimiyete odaklanan Saadet Özen, Özgür Türesay ve Nathalie Clayer bu vakaların, altlarında yatan siyasi teşebbüsler ve toplumsal gerçekler dikkatle incelenmeden anlaşılamayacağını gösterirler. Siyasi mensubiyetler, toplumsal ağlar veya cemaat ağlar ve bunların yanında ekonomik çıkarlar, kendilerini eski veya gösteriler, protestolar, grevler ve şiddet eylemleri gibi yeni formlarda dışa vuran eş zamanlı ve çatışmacı istekler yaratmıştır. Fatmagül Demirel’in Osmanlı hapishanelerinin durumu hakkındaki araştırması, Vangelis Kechriotis’in Aydın demiryolu grevleri hakkındaki çalışması ve François Georgeon’un Ramazan ayı sırasındaki toplumsal gerilimler üzerine analizi, 1908 yaz ve sonbaharında devrimle ilgili beklenti ve korkuların çeşitli yönlerini inceler. Bu vakaların hepsinde, hürriyet ve meşrutiyet, koşullara bağlı olarak, iddiaları meşrulaştırmak veya anarşi kuruntusunu artırmak için çoklu anlama sahip terimler olarak kullanıldı. Devrimden önce de var olan ideolojik tercihleri göz ardı etmeksizin, bu ilk aylarda toplumsal gerçeklerle karşı karşıya kalmak, Erdal Kaynar tarafından üzerinde çalışılan Ahmet Rıza vakasında olduğu gibi, yeni siyasi elit tarafından geliştirilen siyasi tercihlerin şekillenmesinde çok önemli bir role sahiptir (s. 19-20).”

gercektarih.com.tr

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.